Zihin rahatlamak ister, haklı çıkmak değil.Zihin, tamamlanmamış olanı kapatmaz.
Bir düşünce durmadan geri geliyorsa, bunun nedeni zayıflık ya da kontrolsüzlük değildir.
Bu, beynin çözülmemiş bir durumu hâlâ “aktif” olarak görmesidir.
Beyin için yarım kalan her şey potansiyel bir risktir.
Söylenmemiş bir söz, bastırılmış bir duygu ya da ertelenmiş bir karar…
Hepsi zihinde açık dosya olarak kalır.
Bu dosyalar kapanmadıkça, zihin onları tekrar tekrar gündeme getirir.
Çoğu insan bu tekrarları susturmaya çalışır.
Dikkatini dağıtır, kendini meşgul eder ya da düşünmemeye zorlar.
Ama bastırılan düşünce kaybolmaz.
Sadece daha uygun bir zamanda, daha güçlü bir şekilde geri döner.
Tekrar eden düşünceler çoğu zaman şunları işaret eder:
Tam olarak yaşanmamış bir duygu
Yeterince ifade edilmemiş bir ihtiyaç
Netleşmemiş bir karar
Zihin bu düşünceleri üretirken aslında şunu demeye çalışır:
“Burada hâlâ anlamadığın bir şey var.”
Önemli olan düşüncenin içeriği değil, arkasındaki duygudur.
Çünkü zihin, duyguların tercümanıdır.
Duygu anlaşılmadığında, düşünce konuşmaya devam eder.
Bir düşünceyle savaşmak onu güçlendirir.
Onu anlamaya çalışmak ise etkisini azaltır.
Bu yüzden çözüm, zihni susturmak değil;
zihnin ne anlatmak istediğini fark etmektir.
Zihin ancak anlaşıldığını hissettiğinde sakinleşir.
O zaman tekrar etmeye gerek kalmaz.
Aynı düşünce geri geliyorsa, seni rahatsız etmek için değil;
fark edilmek için geliyordur.
Zihin Neden Aynı Şeyi Tekrarlar?




