Bazen Taşınan Şey Bedenden Ağırdır
“Dinlenmeme rağmen geçmiyor” dediğin yorgunluk,
uykusuzluktan olmayabilir.
Çünkü insan sadece kaslarıyla değil,
duygularıyla da yorulur.
Zihinsel Yorgunluk Sessizdir
Sürekli düşünmek,
karar vermek,
kontrol etmeye çalışmak…
Bunların hiçbiri terletmez.
Ama içten içe tüketir.
Zihin durmadan çalıştığında
beden bile dinlenemez.
Duygusal Yorgunluk Görünmezdir
Anlaşılamamak,
sürekli güçlü görünmek,
hisleri bastırmak…
Bunlar ağır yüktür.
Ama dışarıdan fark edilmez.
Bu yüzden çoğu insan
“neden böyleyim” der
ama cevabı bedende arar.
Sürekli Dayanmak Yorar
Yorgunluk bazen
çok şey yapmak değil,
çok şeye katlanmaktır.
Söylenmeyenler,
yutulanlar,
ertelenen sınırlar…
Hepsi enerji ister.
Dinlenmek Yetmez, Boşalmak Gerekir
Uyumak bedeni dinlendirir.
Ama ruhu değil her zaman.
Ruh;
anlaşılmak,
ifade edilmek,
yükünü bırakmak ister.
Dinlenmek yatmak değildir.
Dinlenmek, yük bırakmaktır.
Peki Bu Yorgunluk Nasıl Geçer?
Bir şey ekleyerek değil.
Bir şey çıkararak.
Her şeye yetişme halini,
herkesi memnun etme çabasını,
kendini ihmal etmeyi…
Bir an durup şunu sormakla başlar:
“Ben neyi taşıyorum?”
Son Bir Hatırlatma
Yorgunsan
zayıf değilsin.
Belki de
çok uzun süredir
kendini ihmal ediyorsun.
Ve bu farkındalık
dinlenmenin ilk adımıdır.
Yorgunluk Her Zaman Fiziksel Değildir




