Hissettiklerin Rastgele Değil
Duygular karmaşık görünür.
Kontrolsüz, dağınık, anlaşılmaz…
Ama aslında duygular kaotik değildir.
Sadece formülü gizlidir.
Her duygunun bir denklemi vardır.
Ve o denklem genellikle üç bilinmeyenden oluşur:
Algı + Yorum + Anlam = His
- Algı: Gerçek Sandığın İlk Veri
Yaşanan şey duyguyu yaratmaz.
Onu nasıl algıladığın yaratır.
Aynı olay,
iki farklı insanda
iki farklı duygu üretir.
Çünkü veri aynıdır,
okuma biçimi farklıdır. - Yorum: Duygunun Yönünü Belirler
Algı tek başına yetmez.
Zihin hemen yorum ekler.
“Bu bana yapıldı”
“Ben yetersizim”
“Bu hep böyle oluyor”
Yorum, duygunun yön tabelasıdır.
Aynı algı,
farklı bir yorumla
tam tersi bir his yaratabilir. - Anlam: Duygunun Ağırlığı
Anlam, duygunun katsayısıdır.
Küçük bir olay
büyük bir anlamla çarpıldığında
ağır bir duyguya dönüşür.
Bu yüzden bazen
küçük bir cümle
günlerce içini sıkıştırır.
Çünkü mesele cümle değil,
ona yüklenen anlamdır.
Neden Aynı Duygu Tekrar Eder?
Çünkü denklem değişmiyordur.
Algı aynı.
Yorum tanıdık.
Anlam eski.
Zihin tanıdığı formülü sever.
Acı verse bile.
Duygular değişmek için değil,
fark edilmek için tekrar eder.
Peki Denklemi Nasıl Değiştirirsin?
Olayı değil,
yorumu sorguladığında.
Anlamı sabit değil,
esnek gördüğünde.
Duyguyu bastırmak yerine
formülünü çözdüğünde.
O zaman his değişir.
Çünkü matematik değişmiştir.
Sonuç Basit Ama Derin
Duygular kontrolsüz değildir.
Sadece otomatik çalışır.
Ve otomatik olan her şey
fark edildiğinde dönüşür.
Duygunun matematiğini anladığında
hissettiklerin seni yönetmez.
Sen, onları okursun.




