İrade ile Değil, Tekrar Eden Bir Duyguyla
Alışkanlık sandığın şey
karakterin değildir.
Disiplinin hiç değildir.
O, bedenin “bunu daha önce yaşadım ve tanıyorum” demesidir.
Alışkanlık Bir Karar Değil, Bir Döngüdür
Kimse bir sabah uyanıp
“bugünden itibaren alışkanlık edineyim” demez.
Alışkanlık şu döngüyle oluşur:
Tetik → Davranış → His → Tekrar
Ve bu döngüyü his kilitler.
- Tetik: Görünmez Başlangıç
Bir saat, bir duygu, bir ortam…
Bazen can sıkıntısı,
bazen yalnızlık,
bazen sadece alışılmış bir an.
Tetik çoğu zaman fark edilmez
ama döngüyü başlatan odur. - Davranış: Otomatik Hareket
Alışkanlık bilinçli değildir.
Zihin düşünmeden yapar.
Çünkü zihin hız ister,
enerji tasarrufu sever.
Ne kadar az düşünürse
o kadar güvende hisseder. - His: Asıl Bağlayıcı Olan
Davranıştan sonra gelen his
çok büyük olmak zorunda değildir.
Küçük bir rahatlama,
kısa bir keyif,
geçici bir kaçış…
Ama beyin şunu kaydeder:
“Bu iyi geldi.”
Ve işte alışkanlık burada başlar. - Tekrar: Sinir Sistemine Yazılan Yol
Her tekrar
o yolu biraz daha belirginleştirir.
Bir süre sonra
yol değil, otoban olur.
Artık istemeden yaparsın.
Çünkü beden öğrenmiştir.
Neden Kötü Alışkanlıklar Daha Kolay Oluşur?
Çünkü hızlı his verirler.
Hızlı rahatlatırlar.
İyi alışkanlıklar
başta sessizdir.
Kötüler ise hemen konuşur.
Beyin kısa vadeyi sever.
Ruhu dinlemez.
Peki Alışkanlık Nasıl Değişir?
Davranışı zorlayarak değil.
İradeyle hiç değil.
Hissi değiştirerek.
Aynı tetik geldiğinde
farklı bir his üretirsen
döngü kırılır.
Alışkanlık, his değiştiğinde çözülür.
Sonuç Net
Alışkanlık sen değilsin.
Sadece tekrar eden bir sinir yolusun.
Ve her sinir yolu
fark edildiğinde
yeniden yazılabilir.




