Derin Bir Nefes Gerçekten İşe Yarar mı?
Yoksa Sadece Kendimizi Sakinleşmiş Gibi mi Hissederiz?
“Derin bir nefes al”
cümlesini o kadar çok duyduk ki
çoğu zaman klişe gibi geliyor.
Sanki karmaşık bir duyguyu
tek bir nefesle çözmemiz bekleniyor.
Ama mesele nefes almak değil.
Nasıl aldığın. Ne zaman aldığın. Ne için aldığın.
Nefes, Zihne Değil Bedene Konuşur
Zihin ikna ister.
Nefes açıklama yapmaz.
Doğrudan bedene gider.
Sinir sistemine.
Derin ve yavaş bir nefes,
bedene şu mesajı gönderir:
“Tehlike yok.”
Beden bu mesajı aldığında
zihnin gerginliği çözülmeye başlar.
Hızlı Nefes = Alarm
Yüzeysel ve hızlı nefes aldığında
beyin “kaç ya da savaş” moduna geçer.
Yani çoğu zaman sakin olmaya çalışırken
bedene tam tersini söylersin.
Derin nefes burada bir numara değil,
bir yön değişikliğidir.
Nefes Duyguyu Yok Etmez, Alan Açır
Derin nefes seni bir anda mutlu yapmaz.
Üzgünken üzgünlüğü silmez.
Ama şunu yapar:
Duygunun içinde boğulmanı engeller.
Bir adım geri çekilirsin.
Ve işte o boşlukta farkındalık başlar.
Nefes duyguyu çözmez,
ama onunla kalabilmeni sağlar.
Neden Bazen İşe Yaramıyor Gibi Gelir?
Çünkü nefesi bir kaçış gibi kullanırız.
“Bunu hissetmeyeyim” diye alırız.
Oysa nefes hissetmemek için değil,
hissetmeye dayanabilmek içindir.
Birkaç saniyelik nefes
yılların yükünü taşıyamaz.
Ama kapıyı aralar.
Gerçek Etki Nerede Başlar?
Nefesin farkında olduğunda.
Zor anın ortasında durduğunda.
Bedene kulak verdiğinde.
Derin nefes bir çözüm değil,
bir başlangıç noktasıdır.
O Zaman Cevap Ne?
Evet.
Derin bir nefes gerçekten işe yarar.
Ama mucize olduğu için değil.
Seni kendine geri getirdiği için.
Ve bazen
tek ihtiyacın olan şey de budur.
Derin Bir Nefes Gerçekten İşe Yarar mı?




